• Facebook
  • Twitter
  • İnstagram
  • Youtube
  • Google Plus
Sincap yada Fındığımız

Yeryüzünün en sevimli canlılarından biridir sincaplar. Ağaçlardan ağaçlara atlayan, yine ağaç oyuklarında yuva kuran ilginç canlılardır. Avrupa ve Amerika?da insanların ellerinden yiyecek alacak kadar evcilleşmiş, parklarda koşuşturan sincap görmek çok kolaydır. Her ne hikmetse bizde göremezsiniz bu manzaraları. Bu canlıları düşman belleyip hayatımızdan kovmuşuzdur adeta. İnsan gördüklerinde bucak bucak kaçarlar. Ava çıkan bazı avcılar onu gördüklerinde, korkudan ağacın en zirvesine çıkmış korkuyla saklanmaya çalışan sincapa ateş talimi yapabilirler. Bunların çoğunu gördüğüm için yazıyorum. Ama şimdilerde sincaplar harika ev hayvanları olabiliyorlar. Nasıl mı aşağıda anlatayım.

Edirne Karaağaç’ta Bacağıma Tırmandı:

Sincap-2Edirne’de, Samanyolu Tv için Edirne Belgeseli çekiyoruz. Şehrin Yunanistan ile sınırı olan Karağaç?tayız. Burayı İnkılap Tarihi derslerinden hatırlayacaksınız. Lozan Barış Anlaşmasında Yunanistan’ın savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verdiği kasaba. Meriç Nehrinin öbür yakasında kalan şirin yemyeşil bir beldedir. Bizde elimizde kameralar buraya geldik. Karağaç’ta, Jandarma Şehitlğinin orada tam çekime başlayacağız, yönetmenim ve kameramanımın bir şey dikkatini çekti. Sonra bir şey ayağımdan bacağıma doğru tırmanmaya başladı. Birde baktım bu minik bir sincap. Muhtemelen yuvasından düştü ve evini bulamadı. Hasta ve takatsızdı. Onu alıp korumaya çalıştık. Orada bıraksak ölecek endişesi ile akşam dönüşümüzde İstanbul’a getirdik. Geçen üç dört gün içinde itina ile baktık. Ama hastalığı ilerledi ve yaşatamadık. Fakat bu arada sincapların ne kadar sevecen ve evcil olabileceğini de görmüş olduk.

İlk Sincaptan Sonra:

Sincap-3Bu ilk sincabımızı kızım çok sevmişti. Onun ölümünde çok ağladı. Bizde yenisini almaya karar verdik. İlkbaharda doğmuş yavru bir başkasını alıp eve getirdim. Acemi idik ama yavaş yavaş öğreniyorduk sincap bakımını. Suyunu içiyor, verdiğimiz fındık vb. çerezleri yiyordu. Evcilliği fena değildi ama yine de tam alışamadık. Bir kere gün boyu uyuyordu. İdrarı vardı. Koku yapıyordu. Son olarak bitlendi. Üzerinde hoplayan bit pireyi görünce dayanamadık ve aldığımız yere geri götürdük.

Ve Fındık’ın Gelişi: 

Sincap bakmanın zevkini bize açıkcası Fındık öğretti. Minik Rize kökenli bir yavru sincap. Getirdiğimizde süt veriyorduk. Ufaktan çerezde yiyordu. Ekmek ve çekirdek. Sık sık elimize alıyor üzerimizde dolaştırıyorduk. Aylardır beslediğimiz sincabımız şimdi kocaman oldu. Ailecek dışarıya çıktığımızda o da omuzumuzda bizimle birlikte gezmelere çıkıyor. Bir benim omzuma bir eşimin omzuna atlıyor. Kızımız ona bayılıyor. En sevdiği yiyecekleri elimizden almak için yapmadığı oyun yok. Bir de eline aldığı yiyeceği yemek için iki ayağı üzerinde dikilmesi yok mu muhteşem bir duruş sergiliyor. Saklanbaç oynamaya bayılıyor. Koşsun saklansın ve bulunmaya çalışsın. Kendisini koltuğun arkasına saklıyor. Göz ucuyla bizi gözlüyor onu bulduğumuzda hızla bir başka yere kaçıp oradan bize kaçamak bakışlar atıyor. Harika bir ev hayvanı ve şirin bir ilgi odağı. Ama beslemek için bilmeniz gerekenler var. İşte şimdi bunları maddeliyorum.

Yavrudan Alınmalı: 

Sincap-4Her şeyden önce bir sincap beslemek istiyorsanız ona yavru iken sahip olmalısınız. Yetişkin bir sincabı kesinlikle almayın yada alıyorsanız hemen tabiata salıp azat edin. Sincaplar vahşi karakterli canlılardır. Yetişkin bir sincap kolay kolay ele gelmez ve evcilleşmez. Hatta büyük bir sincabı elinize alayım derken birçok yerinizi parçalatabilirsiniz. Müthiş keskin ön dişleri ile dünyanın en iyi tırmanabilen el ve ayaklarına sahiptir.

Hiç unutmam bir keresinde Siirt’te konferansım vardı. Siir yakınlarındaki bir ilçeye gittik. Yol kenarında iki küçük çocuk ellerinde birşeyler tutmuş satmaya çalışıyorlardı. Arabayı durdurduk birde ne göreyim ikisinin de elinde birer sincap var. Sincapları hem boyunlarından hemde ayaklarından sıkı sıkı tutmuşlar. Tabi çocukların elleri kan içindeydi ve belli yerlerde derileri yırtılmıştı. Bu sincapları nasıl yakaladınız diye sorduk. Etraf palamut ağaçları ile doluydu. Bir ağaç üzerinde sincap görünce kovalıyorlarmış. O da can havli ile bir taş oyuğuna girip saklanıyormuş. Oyuğun önüne ateş yakıp dumanını içeriye veriyorlarmış. Ellerini de deliğin ağzında tutuyorlarmış. Sincap dumandan etkilenip dışarı çıkacağı sırada da yakalıyorlarmış. Çocuklara yirmi tl vererek iki sincabı da salıverdik.

Beslenmesi: 

Sincap-5Sincapın beslenmesi çok kolaydır. Tahmin edeceğiniz üzere fındık, fıstık, ceviz, badem vb. çerezler, mevye ve bazı ağaçların kabukları. Bizim fındık ilgiçdir fındık ve ayçiçeğine bayılırken fıstığı sevmez. Suyunu, sincap ve fareler için üretilmiş ucu bilyalı suluklardan içebileceği gibi herhangi bir kabtan da içebilmektedir. Kendisini beslemeye başladığımızın üçüncü ayında ciddi şekilde ayçiçeği düşkünü olduğunu farkettik. Bir tas ayçiçeğini kabına doldurduğumuzda akşama kadar hepsini bitirecek kadar çok seviyor bu gıdayı. Tabi kemirme hastası sincaplar beslendikleri ortamda ne bulurlarsa onu kemirebilirler. Bu nedenle içeriye koyacağınız şeye çok dikkat etmeniz gerekiyor. Bu arada sincabınızın yemek kabına haddinden fazla yiyecek koymayın. Saklama hastalığı olan bu canlılar genellikle koyduğunuz yiyeceğin bir kısmını yedikten sonra kalanını saklıyabiliyorlar. Sonra ikide bir yemek tasına bakıp koyduğum şeyleri ne de çabuk bitiriyor? falan demeyin.

Barınması: 

Sincaplar hayvanlar aleminin en miskin canlılarından biri gibi görünebilirler. Günün büyük kısmını uyuyarak geçirdiği sanılabilir. Aslında sabah günün ilk ışıkları ile birlikte uyanır ve öğle sıcağına kadar gayet hareketli bir görüntü sergiler. Öğle vakti şöyle bir yerlere kıvrılıp kestirir. Sonra tekrar kalkar ve güne devam eder. İkindi sonrası da ikinci uykusuna çekilir. Bu uyku ertesi sabaha kadar sürer. Tabi baktığınız ortamda sincabınızın uyuyabileceği bir kovuk hazırlamazsanız garibim ortalık bir yere kıvrılıverir. Uyurken tam bir top olur. Kuyruğunu ellerinin arasına alır hatta yüzüne güneş geliyorsa kuyruğunu elleri ile tutup yüzüne bir yorgan örter gibi çeker. Sicabınızın rahat etmesi için ona aynen tabiatta yaşadığı ağaç kovukları gibi bir ortam hazırlamalısınız. Girebileceği kadar küçük bir delikten bu oyuğa geçebilmeli. Ben Avrupa’daki bir pet shoptan hindistan cevizinden yapılma ağaca asılan bir kuş evi almıştım. Onu Fındık?ın kafesine koyduk. Bayıldı. Ve artık gece ve gündüz uykularını bu üzerinde küçük bir giriş oyuğu olan hindistan cevizinin içinde geçiriyor. Tabi evinin içini bazen de yiyecek depolamakta kullanıyor.

Dışkılaması:

Sincap-6Sicaplar büyük dışkı olarak sorunsuz canlılardır. Mercimek büyüklüğünde yeşil toplar halinde dışkılarlar. Bu katı dışkılarının bir kokusu yoktur ve hiçbir yere bulaşmaz. Yani evinizde gezerken bir yerlere dökmeye kalkarsa rahatlıkla temizleyebilirsiniz. Ama bir problemimiz var. O da idrarı. Aynen kedi gibidirler. Ama kedi gibi bir yere gidip kazıp yapma huyları yoktur. Geldiği anda neresi ise oraya bırakırlar. Bu arada idrarları acaip kokar. Bu nedenle evde serbest bıraktığınızda dikkatli olmalısınız. Ama artık piyasada kedilerin altlarına konulan ilginç kumlar var. İdrarı içine çekiyor ve kokusunu da yok ediyor. Bu ürünü sicap için tavsiye ediyorum.

Son Olarak:

Yukarıda da ifade ettiğim gibi sicaplar uygun şartlar oluşturulduğunda rahatlıkla beslenebilecek canlılar. Fare kedi arası görünümleri, muhteşem tırmanma kaabiliyetleri, kemirgenlikleri, müthiş refleksleri vb. daha birçok özellikleri ile onu yakından tanımalı ve yaratıcının bu canlı üzerindeki sanatlarını bir bir incelemelisiniz.