• Facebook
  • Twitter
  • İnstagram
  • Youtube
  • Google Plus
Beo-Mayna Kuşu: Vietman’dan Bir Hediye

Yeryüzünün dört bir yanı birbirinden ilginç canlılarla süslü. Mayna Kuşu da bunlardan biri. Son yıllarda evcil hayvan dünyasında en çok konuşulan canlı, Beo olarak da bilinen bu siyah kargadır. Taklitciliği ile papağanlarla yarışan bu kuş kimilerine göre papağanlardan daha rahat ve uzun konuşma kabiliyetine sahiptir. Bu nedenle ana vatanı Uzakdoğu olan bu canlı, dünyanın dört bir yanına pazarlanmaktadır.

Tanımı:

beo_1Siyah renkli, güvercin büyüklüğünde, sarı, göz alıcı bir gagaya sahip, gözlerinin etrafında sarı bir halkası bulunan ve yine sarı ayaklı bir kuştur. Birkaç farklı türü bulunmaktadır. En yaygın ve makbul türünün yetişkinlerinin başında gözlerinin devamındaki kafa arkasında sarı tüyler bir taç gibi kendini gösterir. Tiz, yüksek bir ses tonu vardır. Bazen bir flüt gibi sesler çıkarır, bazen de çığlığa benzer ötüşleri vardır.

Beslenmesi:

beo_2Bir kuşun neler yediğini anlamanın en kolay yolu gagasının şekline bakmaktan geçer. Kısa küt gagalı kuşlar tohumculdur. Gagalarının ucu ile tuttukları yemi gagalarının arkasındaki kamburda kırar ve yerler. Sivri uzun gagalılar etcildir. Bu gaga ile topraktan yada bir dalın oyuğundan böcek, kurt, solucan yakalarlar. Beolarda uzun sivri bir gagaya sahiptir. Bir karga cinsi olan bu kuşlar etcildirler. Yani en sevdikleri yiyecekler solucan, kurt vb. canlılardır. Ama hemen her karga türü gibi farklı gıdalara da açıktırlar. Aynı biçimde gagaya sahip Arap Bülbülü?nün kek vb. karbonhidratlı besinleri yemesi gibi Beo?ya da benzerlerini verebilirsiniz. Ama ülkemizde bir beoyu beslemenin en kolay yolu onu, ıslatılmış ve yumuşatılmış kedi köpek maması ile beslemekten geçmektedir.

Vietnam’dan Türkiye’ye:

beo_3Beolar uzun zamandır ilgimi çekmekteydi. Ne de olsa konuşan bir kuş. Hemde çok net ve anlaşılır bir şekilde. Ancak Türkiye?de bir Mayna kuşunun fiyatı 1000 dolardan başlıyor. Hemde hiç konuşmasa bile. Uzak doğunun bu popüler kuşu ile tanışmak için O?nun anavatanına gideceğimi kim bilebilirdi ki. Birgün konferans dolayısı ile Vietnama kadar uzandım. Vietnamdaki Türk Okulları vesilesi ile oralarda Topkapı Sarayı ve Tarih Bilinci üzerine konferanslar vermek nasip oldu. Tabi gelmişken bu son derece renkli ülkeyi gezmeden de edemedim. Tarih, tapınaklar, savaş müzeleri derken sıra canlılara geldi. Uzak doğunun tropik ikliminde Rabbim neler neler yaratmıştı anlatamam. Binbir renkte ve seste kuşlar, kertenkeleler, bonzailer ve çiçekler vb. Özellikle kuşlar kısmı harikaydı. Kuş dükkanlarında tukan bile satıyorlardı. Hemde ne fiyatlara. Tabi gözüm Beoları da aradı ve bulmakta gecikmedi. Özellikle de yavrudan satılıyordu Beo?lar. Artık yuvadan mı tutuyorlardı ve yoksa yetiştiriyorlar mıydı onu bilemiyorum. Ama bana sanki yuvadan tutuyorlar gibi geldi. Satılmakta olan yavruların hemen hepsi sanki yuvalarından yeni kaldırılmış gibi insanı görünce ağızlarını açıyor ve yemek istiyorlardı. Başkent Hoçiming ve sonra ikinci başkent Hanoi. Mekong Delta Turu ve Halongby programı. Derken dönüş vakti yaklaştı. Bir Beosuz buradan ayrılmak olmazdı. Ve gerçekten de bizi annesi sanan ve her yaklaştığımızda bizden yiyecek isteyen bir beo ile Türkiye?ye dönebildim.

Bakımı:

beo_4Kızım tabi bu yavru kuşu çok sevdi. Adını Zeytin koydu. Onu bir yavrusu gibi görerek mütemadiyen beslemeye başladı. Biliyorsunuz bir anne kuş yavrusunu beslerken ağzına daha doğrusu kursağına doldurduğu gıdaları, yavrusunun boğazına kusar. Yavru, ağzına konan gıdayı yutamaz ve dışarı atar. Bu nedenle anne kuş, gagasını yavrunun gırtlağına kadar sokarak yemleri yavrunun gırtlağına boca eder. Gırtlak denilince çocukluğumdan kalma bir hap yutma hatıram aklıma geldi. Küçükken hap yutamazdım. Hapı ağzıma atar sonra annemin uzattığı su bardağını ağzıma boca eder suyu yutardım ama hap ağzımda kalırdı. Sonunda babam çözüm yolunu bana gösterdi. Hapı ağzına aldığında parmağın ile gırtlağına doğru it ve sonra sulu ya da susuz yutkun. Harika bir şekilde olmuştu. Aradan onlarca yıl geçti hapı hala aynı şekilde içiyorum desem ne dersiniz :) İşte yavru kuş taktiği diye buna derim ben. Bizim Şura’mızda Beo’yu işte böyle besledi uzun zaman. Kedi maması hap gibi parçalardan oluşuyor. Her bir parçayı, kuş gagasını açtığında onun gırtlağına iterek sokuyordu. Bir anne gibi onu besledi durdu. Allah’tan su içmeyi kısa sürede çözdü. Ancak gelelim bu kuşu beslemenin zor kısımlarına. Beolar bir kargagil olarak son derece zeki kuşlar. Yetiştirme sırasında çok dikkatli olmak gerekiyor. Bir kişiyi sevdi mi tam seviyor. Tabi bir kişiye zıt gittiği zamanda hiç unutmuyor kinini. Kendinize alıştırmak için bu çocukluk devresi en büyük şansınız. Bu kuşun bir kötü yönü de dışkılaması. Tabi her hayvanın dışkısı olur ama Beolar son derece sulu ve fışkırtarak yapıyorlar dışkılarını. Ayrıca dışkıları feci kokuyor. Bu da bu canlının evde beslenmesini zorlaştırıyor. Hergün altını temizlemeniz gerekiyor. Yoksa bu sulu dışkı kolay da kurumadığı için etrafı kokutuyor. Birde çok sık dışkılama meselesi var. Altını tutamıyor mübarek hayvan. Bir dışarıya çıkardınız mı adım başı etrafa birşeyler bırakabiliyor. Nafile elinizde bez arkasından dolaşmanız gerekecek. Sanıyorum Beo beslemek için bahçeli bir ev olması daha uygun olur. Yoksa bu kuş apartman dairelerinin kuşu değil kesinlikle.

Sesi çok yüksek perdeden çıktığı için komşularla da problem yaşanabilir. Ancak tüm ortam sağlandığında besleyen kişiye bulunmaz bir arkadaş olabilir. Müthiş taklitler yapıp ortalığı neşeye verebilir.